Şirketler için normal zamanda ve her şeyin süt liman olduğu ortamda tedarik zincirini ve onun özelinde lojistiği yönetmek, çocuk oyuncağıdır. Her şey, yerli yerindedir ve yapılacaklar bellidir. Öte yandan sadece acil sipariş veya üretim, piyasa koşulları nedeniyle ani iş artışı veya azalması, ürün geri toplama gibi öngörülemeyecek veya iade, kampanya, Sevgililer Günü gibi öngörülebilecek durumlar değil deprem gibi doğa kaynaklı veya yangın gibi insan kaynaklı afet durumlarında da ticari hayat için zaruri olan tedarik zincirini ve lojistiği yönetmek, çok zorlaşır ve yönetebilmek, gerçekten maharet gerektirir. Bu maharet, esneklik gücü ve bu güç ile kazanılan çevikliktir. Böylece şirketler, az maliyet ve az çabayla kısa sürede değişime uyum sağlayabilir.