Tedarik Zinciri için Yeni Normal: Doğru Çalışmak, Esneklik, Dayanıklılık
Covid-19 Pandemisi ve Süveyş Kanalı’nın kapanmasında olduğu gibi bugünlerde gündemde olan ABD-İran Savaşı, bugünkü tedarik zincirlerinin çok kırılgan olduğunu tekrar gösterdi. Bu üç olay, günümüz tedarik zincirlerinin yapısının ve yönetimin yetersiz olduğunu netleştirdi. Tedarik Zincirlerinin “geleceği” için “Yeni Normal” gerekiyor. Tedarik Zincirleri, Yeni Normalde doğru çalışmalı, esnek olmalı ve dayanıklı olmalıdır. Bu üçü, mutlaka birlikte olmak zorundadır.
Tedarik Zincirinin yeni normali için birinci unsur, Tedarik Zincirinin “doğru” çalışmasıdır. Tedarik zincirinin doğru çalışması için verimlilik, etkinlik ve etkililik birlikte düşünülmeli ve uygulanmalıdır. Verimlilik, tek başına yeni normal için yeterli değildir ve hatta zararlı etkileri olabilir. (1) Şirketler, Tedarik Zincirinin yeni normali için verimli olmayı, etkin olmayı ve etkili olmayı becermek zorundadır. Doğru çalışan bir sistem, maliyetleri kontrol ederken müşteri beklentilerini zamanında ve tam karşılar. Aksi durumda ise en küçük aksaklık, Tedarik Zincirin sadece bir parçasında değil tamamında ciddi olumsuzluklara yol açabilir.
Esneklik, Tedarik Zincirinin yeni normali için ikinci unsurdur. İkinci unsur olan esneklik, artık kritik bir zorunluluktur. (2) Talep dalgalanması, tedarik gecikmesi veya lojistikte yaşanan ani kesintiler karşısında değişen durumlara hızlı “uyum sağlayabilen” şirketler, rakiplerinden öne çıkar ve farklılıklarını gösterebilir. Esnek olmayan yapılar, değişime ayak uyduramaz ve rekabetin gerisinde kalır.
Dayanıklılık, Tedarik Zincirinin yeni normali için üçüncü unsurdur. Dayanıklı bir tedarik zinciri, kriz anlarında tamamen durmak yerine çalışmaya devam edebilen yapıdır. Örneğin güvenlik stoğu, coğrafi çeşitlendirme, güçlü tedarikçiler ve kriz anı planları gibi örnekler, dayanıklı olmayı sağlayabilir. Dayanıklılık, sadece hayatta kalmayı değil, kriz sonrasında hızlı toparlanmayı da mümkün kılar.
Bu üç unsurun sürdürülebilir hale gelmesi, ancak Risk Yönetimi ile mümkündür. Tedarik zincirinde oluşabilecek operasyonel ve finansal risklerin önceden belirlenmesi (ayrıca jeopolitik risklerin takip edilmesi), bunlar için etki analizinin yapılması ve bunlara karşı “eğer olursa şunlar yapılabilir…” gibi alternatif senaryoların oluşturulması gerekir. Şirketler, Risk Yönetimi sayesinde krizleri yalnızca yöneten değil krizlerden güçlenerek çıkan yapılara dönüşür; reaktif yapıdan, proaktif yapıya geçer.
Sonuç olarak Tedarik Zinciri için mesele, artık zincirin “salt” çalışıyor olması değil Tedarik Zincirinin “doğru” çalışması, “esnek” olması ve dayanıklı” kalmasıdır.
(1) Meraklısı “Sineğin Yağı” yazımı okunabilir https://www.o2lc.com/sinegin-yagi/
(2) Meraklısı “Tedarik Zinciri ve Esneklik” yazımı okuyabilir. https://deportak.com/tedarik-zinciri-ve-esneklik/

Bir Yorum Yazın