Sineğin Yağı

“Sinekten yağ çıkarır” deyimi, bir şirketin veya kişinin ne kadar iyi “verimli olduğunu” göstermek için çok sık söylenir. Bunu başaranların veya başarmak isteyenlerin esas amacı, en az maliyet ile en fazla kazancı elde etmektir.

Şirketler, verimli olmayı hedefliyor ve bunun için çalışmalar yapıyor. AMA!!

Verimlilik (productivity); mal veya hizmetin üretilmesi ve sunulması sürecinde kullanılan zaman, yer, para, insan, ekipman gibi kaynaklar (girdi) ve bu sürecin sonunda elde edilen sonuçlar (çıktı) arasındaki ilişkiyi ifade eder ve “çıktı/girdi” formülü ile gösterilir. Kaynaklar ne kadar az kullanılırsa veya ne kadar az kaynak kullanılırsa, “çıktı / girdi” oranı da o kadar çok olur ve süreç o kadar “verimli” adlandırılır. Örneğin 10 personel ile 1.000 palet toplanması yerine 8 personel ile 1.000 palet toplanırsa “verimlilik artışı” olduğu söylenebilir.

Verimlilik kadar kaynakların nasıl kullanıldığı yani etkinliği (efficiency) de önemlidir. Kaynakların nasıl kullandığı, şirketin etkinliğini gösterir. Örneğin; 20 kişinin çalıştığı depoda günlük çıkış kapasitesi, azami 2.000 palet olmasına karşın iki-üç ay aralıksız fazla mesaiye kalınarak günde 3.000 palet çıkarılırsa personelin çalışma motivasyonu nasıldır?

Verimlilik, her zaman “müşteri beklentilerini” karşılamayabilir ve bazen “müşteri menfaatleri” ile çatışabilir ve hatta müşteri ile sorunlara, şikayetlere ve müşteri kaybına yol açabilir. Örneğin; araç doluluğunu sağlamak için aracın yüklemede bekletilmesi nedeniyle müşteriye geç teslimat olursa veya mallın özelliğine uygun olmayan şekilde araca yüklenmesi nedeniyle mallar hasarlanırsa NE OLUR?

Müşteri için mal veya hizmet satın aldığı şirketin verimli ve etkin olmasından ziyade bu şirketin etkili olması (effectiveness) önemlidir. Etkili olmak, şirketin hasarsız, tam, istenilen özelliklerde, zamanında uygun fiyatlı mal üretmesi veya hizmet sunmasıdır. Bunun için müşteri, örneğin depoda kaç kişi ve kaç ekipman ile çalışıldığı veya otomasyon, WMS vs. kullanılması ile ilgilenmez. Öte yandan yanlış sayıda kişi ile çalışılırsa örneğin gereğinden fazla depocu ile çalışılırsa malın maliyeti artar veya gereğinden az sayıda depocu ile çalışılırsa malın kamyona yüklenmesi gecikebilir; tasarruf için ekipman bakımları aksatılırsa depoda işleyiş durabilir; depo içinde daha kısa sürede daha fazla paleti hareket ettirmek için üst üste 2 palet taşınırsa devrilme olabilir vs.

Satın aldığı mal veya hizmet için ödeme yapan özel veya tüzel kişiler, kısaca müşteri, verimlilik yani daha az kaynak kullanmak ve etkinlik yani kaynakların nasıl kullanıldığı ile ilgilenmez. Müşteriler, mal veya hizmet satın aldığı şirketin performansı yani etkili olması ile ilgilenir. Müşteri için şirketin performansı, sattığı malın tam, sağlam, zamanında ve sonradan ilave masraf çıkmadan müşteriye teslim edilmesidir.

Müşteri, hiçbir zaman şirketin 10 kişilik işi 8 kişi ile yapmasından dolayı şirketi tebrik etmez ve hatta örneğin teslimat gecikmesi olursa “sorun” çıkarır AMA 10 kişilik işi 8 kişi ile “sorunsuz” yapabilen şirket, bu verimlik sonucu elde edilen kazanımı müşteriye hissettirirse işte o zaman bu şirket, müşteri için vazgeçilmez olur.

Verimli olmak, etkinlik olmak ve etkili olmak, farklı kavramlar olmasına rağmen çoğu zaman özellikle gündelik konuşmalarda birbiri yerine veya eş anlamlı kullanılmaktadır.

Verimli ve etkin olmak, şirketin gözüyle performansı ölçmek, kıyaslamak, değerlendirmektir. Etkili olmak ise şirketin performansını müşterinin gözüyle ölçmek, kıyaslamak, değerlendirmektir.

Verimli ve etkin olmak, şirket odaklı hareket ederek şirketin menfaatlerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesidir. Etkili olmak ise müşteri odaklı hareket ederek hem şirketin hem de müşterinin menfaatlerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesidir.

Verimli ve etkin olmak, mal veya hizmeti üretmek için kullanılan girdilere/kaynaklara odaklanarak daha iyi sonuçlar elde etmektir. Etkili olmak ise girdilerin/kaynakların doğru kullanılması ile doğru sonuçlar elde edilmesidir. Kaynakların doğru kullanılması, örneğin depocuların sürekli fazla mesaiye kalmaması, çay konulan plastik bardağın ve kaşığın ezilip büzülmemesi, ekipmanların sürekli arızalanmamasıdır.

Şirketlerin verimlilik yaklaşımı, sürdürülebilir performans olarak değişmelidir. Sürdürülebilir performans için her daim “doğru” çalışmak yani verimli olmak, etkin olmak ve etkili olmak gereklidir. Üçünü eş güdümlü ve dengeli yapmak gereklidir (önemlidir).

Sineğin yağı ile yapılan yemek yenir mi? Verimlilik, sinekten yağ çıkarmaktır. Sinekten çıkarılan yağ ile yemek yapılmaz.

Reel sektör için “verimsizlik” ile ilgili konuşmalar, daha sık yapmaya başladır.

Ekonomist Hakan Kara, İSO 500-2024 ile ilgili “Şirketlerin kârını eriten temel faktör, ‘finansman maliyeti (faiz + kur farkı)’ değil ‘satış maliyeti ve faaliyet gideri’ olmuş. Birçok şirket, 2021-23 dönemindeki olağan dışı kârlılık devam edecekmiş gibi hareket ederek maliyet yönetimini ihmal etmiş görünüyor.” diyor. (1)

LC Waikiki YKB’si Vahap Küçük, “Enflasyonu, faizi indirme imkânınız yok ama işlerimizi nasıl daha iyi hale getirebilir, maliyetleri nasıl daha iyi yönetebilirize odaklanmamız gerekiyor” demiş. (2)

TÜSİAD YİK Başkanı Omer Aras “Asıl sorun olan düşük verimlilikle baş edilemezse asgari ücret tartışması hiç bitmez. Asgari ücret tuzağından çıkamayız. Çalışanların hakkaniyetli bir gelir elde etmesinin önündeki en büyük engel şirketlerin verimliliği arttıramaması. Asıl sorun olan düşük verimlilikle baş edilemezse asgari ücret tartışması hiç bitmez. Asgari ücret tuzağından çıkamayız. Esas başarı, verimliliği yüksek şirketler yaratarak toplam işgücü içinde asgari ücretle çalışan kişi sayısını düşürmektir.” Diyor (3)

Şirketler, kaybedilen “kârlılık” için Hakan Beyin dediği gibi “maliyet” odaklı yönetim uygulamalıdır. Maalesef bunun için akla ilk “verimlilik” geliyor ve verimlilik için ise en kolay, basit, kısa sürede hayata geçirilen “işten toplu çıkarma” yöntemi seçilirken/uygulanırken zor, vakit alan ve zahmetli olan “iyileştirme” yöntemleri için uğraşılmıyor.

Vahap Beyin “nasıl düşürürüz” yerine “nasıl yönetiriz” demesi, çok doğru yaklaşım. Öte yandan “yönetmek” için nedense aklımıza ilk, “verimlilik” geliyor, verimlilik için “maliyet düşürelim” diyoruz ve düşürmek için ise işten “çıkarıyoruz”. Verimlilik için akla ilk gelen “en kolay/basit/kısa sürede hayata geçirilen” çözüm, işten “çıkarma” olup “zor/vakit alan/zahmetli” olan “iyileştirme” için uğraşılmıyor.

Şirketler için günümüzde iki önemli maliyet, üretim ve lojistik maliyetidir. Üretim için ahkâm kesemem, haddime düşmez. Öte yandan şirketler, lojistik maliyetlerini “düşürmek” yerine doğru lojistik ile maliyetlerini “iyileştirmek” için çalışmalıdır. Özellikle “lojistik” ile ilgili (!) maliyetleri yönetmelidir. Yönetebilir miyiz? Belki. Çünkü “Yönetmek”, mutlaka maharet (bilgi, beceri), sabır, doğru yönetici ve doğru çalışan ister. (!) Dikkat ederseniz “lojistik” maliyetleri DEMEDİM.

Şirketler, lojistik maliyetlerini “düşürmek” yerine “doğru” lojistik ile maliyetlerini iyileştirmeli ve işini geliştirmelidir.

AMA lütfen “verimlilik” tuzağına düşmeyelim. Zira “verimlilik” deyince aklımıza “maliyet azaltalım” ya da “az kaynakla fazla iş yapalım” geliyor ve ilk yapılan şey, “eleman çıkarmak oluyor. Oysa esas “verimlilik”; süreçleri iyileştirerek ve/veya geliştirerek, hataları yöneterek, riskleri yöneterek ve en önemlisi doğru insana (nitelik, nicelik) doğru yatırım yaparak sağlanır.

Maliyetleri azaltmak (düşürmek) yerine maliyetler iyileştirilmelidir. Maliyet düşürmek, aslında çok kolay olup sokaktaki herkesin rahatlıkla yapabileceği şeylerdir. Maliyet iyileştirmek ise sabır, akıl (metodolojik yaklaşım) ve kültür (şirketi çalışan, yönetici, patron) gerektirdiği için çoğu zaman tercih edilmez. Maliyet düşürme amacıyla yola çıkanlar, bir gün mutlaka çok daha fazla maliyet ve hatta kayıplar ile karşılaşır; gerçekten doğru yöneticiler ve şirketler, maliyet iyileştirerek tasarruf eder ve hatta satışlarını artırır.

Verimlilik, teşbihte hata olmaz, sinekten yağ çıkarmaktır ama bu yağ ile köfte yapılmaz. Şirketler, sadece “verimli” çalışma yerine “doğru” yani “verimli, etkin, etkili” çalışmalıdır.

(1) https://x.com/ali_hakan_kara/status/1927452459854659980

(2) https://www.ekonomim.com/ekonomi/kigili-6-ay-sonra-urun-bulamayacagiz-bizi-felaket-bekliyor-haberi-848862 4

(3) https://www.ekonomim.com/ekonomi/tusiad-yik-baskani-omer-aras-asgari-ucreti-tartisma-nedenimiz-verimsizlik-haberi-786190

Bu Yazıyı Paylaş:

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir