İstanbul’un Fethinin Lojistik Sırrı

İstanbul’un Fethi, sadece bir şehrin fethedilmesi olmayıp bir çağı kapatarak yeni bir çağa geçilmesini sağlayarak Avrupa’da Rönesans döneminin ve coğrafi keşiflerin başlaması gibi etkileri ile dünyanın değişmesine de yol açmıştır.

İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet Han, aslında bir lojistik dehasıdır.

İstanbul’un kuşatılmasının ve fethedilmesinin arkasında çok önemli lojistik kararlar ve uygulamalar vardır.

Doğru kurgulanmış, planlanmış ve uygulanmış lojistik ve bunlar için bir lojistik deha olmasaydı yaklaşık 100.000 askerin ve 50.000 kişiden oluşan yardımcı birliklerin kuşatma öncesi sefer yürüyüşü ve kuşatma esnasındaki ihtiyaçları karşılanamazdı, silahların ve özellikle topların kuşatma öncesi hareketi sağlanmazdı ve kuşatma esnasındaki taktik değişimler yapılamazdı.

Fatih Sultan Mehmet Han, 1451 yılından itibaren kuşatma için kara yolu ve deniz yolu ile taşıma ve depolama süreçlerini planlamış ve uygulamıştır.

1451 yılının yaz aylarında Anadolu’ya yapılan Karaman seferinden Edirne’ye dönerken Anadolu Hisarı bölgesinde Boğaz’ın durumunu inceleyen Fatih Sultan Mehmet Han, Edirne’ye dönünce mühendis Muslihiddin’e ilk çizimlerini yaptırdıktan sonra 1452 yılın Mart ayı ortalarında Edirne’den İstanbul Boğazı kıyılarına gelerek Boğazkesen Kalesi (Rumeli Hisarı) için direktifler vermiş ve inşaata bizzat nezaret etmişti. İnşaatı 4 ay 13 gün gibi çok kısa sürede 28 Ağustos’ta biten Boğazkesen Kalesi, erzak ve cephane için depolama amaçlı kullanılmıştır. Ayrıca Boğazkesen Kalesi ile rakibin lojistik akışı engellenerek İstanbul’a Karadeniz’den gelebilecek askeri ve gıda yardımlar durdurulmuştur.

Fatih Sultan Mehmet, kuşatmada kullanılacağı topların ve özellikle uzunluğu 9-10 metre, çapı 35-55 cm, ağırlığı 17-35 ton ve top ile atılacak taş güllelerin ağırlığı 300-600 kg arasında değişen 3 adet devasa topun Edirne’den İstanbul’a taşınmasını organize edecek Toparabacı Ocağı’nı kurdurmuştur. Yedekleri ile 50-75 çift öküz veya manda tarafından çekilen ve 700 asker tarafından yürütülen özel top arabaları üzerinde olan bu devasa toplar, tek seferde topluca İstanbul önlerine getirilmiştir. Özel birlikler, toplar ilerletilirken geçilecek yolları düzeltmektedir. Topların, Şubat ayından itibaren Edirne’den İstanbul’a taşınması, Ordunun lojistik gücünü ve yeteneğini göstermektedir.

Tarihteki önceki İstanbul kuşatmalarındaki başarısızlığın nedenini, İstanbul’un denizden kuşatılmaması olarak tespit eden Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un yalnız kara kuvvetleriyle alınamayacağına karar vermiş ve güçlü donanmanın kurulmasını emretmişti. Bunun için 1451 yılından itibaren Gelibolu’da tersane inşa edilmiş; İzmit ve Karadeniz kıyılarında yeni gemiler yaptırılmış; donanmada eskiyen gemiler onartılmış ve Osmanlı topraklarındaki kıyı kasabalarındaki özel tüccar gemilerine el konulmuştu. Yaklaşık 400 parça tekneden oluşan bu donanmanın sadece 20-30 tanesi savaşma beceresine sahip Kadırgalar olup geri kalan gemiler ise taşıma amacıyla kullanılacak olan küçük gemilerdir. Yüzlerce küçük gemi, Osmanlı ülkelerinin kıyılarından yiyecek, giyecek, bakım, tahkimat, cephane, yem ve yakacak taşımıştır. Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı’yı kara devleti görünümden çıkaran ilk hükümdardır.

Harekâta başlamadan önce harekât bölgesindeki (İstanbul çevresi, Trakya ve Kocaeli) kadılara fermanlar gönderilerek nerede, ne maksatla ve ne zaman menziller (ara depolama alanları) açılacağı ve bu menzillerde stok seviyesi 15 gün olacak şekilde ne tür gıda maddelerinin stoklanacağı emirleri verildi.

Gelibolu ve Boğazkesen Kalesi, ana dağıtım merkezi olarak kullanılmıştır. Küçük gemiler, kuşatma süresince yiyecek ve suyu, Marmara ve Karadeniz kıyı kasabalarından bu iki merkeze ve gerekirse cepheye taşımıştır.

Yalnız kara yönünden taarruzla şehrin alınmasının uzun süreceği anlaşıldığı için 20 Nisan’da Ahırkapı açıklarında 4 gemi ile yapılan deniz taarruzunda başarısızlık sonrasında gemilerin karadan taşınarak 23 Nisan’da Haliç’e indirilmesi, lojistik ile hayata geçirilmiştir. Bu taktik değişiklik için gerekli ağaçlar ve kalaslardan oluşan döşemeler;  döşemeleri yağlamak için donyağı, sadeyağ ve zeytinyağları; bocurgatlar, makara takımları ve halatlar gibi yardımcı gereçler ve birçok koşum hayvanı, hemen temin edilerek hem lojistik hem de esneklik becerisi gösterilmiştir.

Fatih Sultan Mehmet’in lojistik dehası ve Osmanlı Ordusunun lojistik yetkinliği, 6 Nisan’da başlayan 54 gün süren kuşatmadan sonra 29 Mayıs 1453 Salı günü İstanbul’un fethedilmesini sağlamıştır.

Kaynak: Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihi, Osmanlı Devri Osmanlı İmparatorluğu Kara Kuvvetlerinin İdari Faaliyetleri ve Lojistik (1299 – 1913), C 3,   Ks. 7; Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihi, İstanbul’un Fethi (1453), C 3, Ks. 3 Eki Etüt; Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihi (1451 – 1566), C 3, Ks. 2 https://www.msb.gov.tr/ArsivAskeriTarih/icerik/osmanli-donemi-tsk-tarihi-serisi

Bu Yazıyı Paylaş:

1 Yorum

  • Şükrü alikaya

    Gerçekten etkileyici bir lojistik beceri

  • Bir Yorum Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir