Breviore Tempore, Multo Breviore Tempore
Sanal ticaret yani e-ticaret, ekranda beğenildikten sonra ödemesi yapılan malın gelmesini beklemektir. Müşteri, peşin ödeme yaptığı malı kullanmak için bekler (bekler, bekler, bekler …). Öte yandan müşteri (veya tüketici), satın aldığı malı en kısa sürede kullanmak ister.
B2B, B2C, e-ticaret veya hangi iş modeli olursa olsun müşteri (veya tüketici), satın aldığı malı en kısa sürede kullanmak ister.
Lojistik, malların en kısa sürede kullanılmasını sağlamalıdır.
E-ticaret için lojistik, malların en kısa sürede kullanılmasını sağlamalıdır. E-ticaret müşterisi, ancak mal ona ulaştığı anda onu kullanır ve kullanınca fayda elde eder.
En basit şekliye konvansiyonel perakende ticaret (Brick and Mortar), tedarik (tedarikçi, fabrika)-dağıtım (depo, toptancı)-mağaza (alışveriş, iade) adımlarından oluşurken klasik (konvansiyonel) e-ticaret ise tedarik (tedarikçi, fabrika)-dağıtım (fulfillment deposu)-kargo aktarma merkezi-müşteriye ürün (sipariş) dağıtımı ve iadenin müşteriden alınması adımlarından oluşur.
Müşteri, konvensiyonel perakende ticarette mağazaya giderek, orada görerek, deneyerek, dokunarak, belki pazarlık yaptıktan sonra bir malı satın alırken e-ticarette ise sadece ekranda görerek (ona gösterildiği kadarıyla) bir malı satın alır. Her iki durumda da lojistiğin tek faydası, malın “kullanım” faydasıdır. Bu fayda; bir ihtiyaç, istek, arzu olabilir. Aksi takdirde kullanılamayan malın, müşteri (veya tüketici) için hiçbir faydası yoktur.
Kullanım faydası, konvensiyonel perakende ticarette mağazadan itibaren başlarken e-ticarette ancak malın müşteriye (veya tüketiciye) teslim edilmesi ile başlar. Teslimat süresi, ne kadar uzarsa (gecikirse) müşteri (veya tüketici) ürünleri o kadar geç kullanır ve tabii ki geç fayda elde eder.
Müşteriler, bugün artık “ne kadar kısa sürede alabilirim?» diye sorguluyor ve bunu istiyor.
1990’lı yıllarda “9 gün” teslimat süresi “kabul” edilirken bugün süre ile ilgili beklentiler yükseltmeye başladı. Amazon’un teslimat süresi, ilk hizmet vermeye başladığı 1994 yılından itibaren “9 ve daha fazla” günden “2 ve daha az” güne azaldıkça ABD’nin e-ticaret pazarının büyüklüğü, yaklaşık 20 kat artmıştır. Teslimat süresinin kısalması mı e-ticareti geliştirdi ve büyüttü? yoksa e-ticaret geliştikçe ve büyüdükçe teslimat süresi mi kısaldı? Bence e-ticaretin gelişmesi ve büyümesi, Amazon’a bile daha fazla rekabetçi teslim süreleri geliştirmesini zorunlu kılmış olabilir.
Amazon, 2005 yılında “ücretsiz iki günde” ve “düşük ücretli bir günde ve ertesi gün” teslimat alternatiflerini sunmaya başlayarak aslında e-ticaret ürünlerinin teslimat zamanı ile ilgili olarak müşterilerde yeni beklentilerin oluşmasını tetikledi. Bu tarihten sonra müşterilerin “daha kısa sürede” teslimat beklentisi, e-ticaret için karşılanması gereken en önemli zorluktur ve zorunluluktur.
Rakiplerine göre malı müşterinin (veya tüketicinin) kullanımına daha kısa sürede sunabilen firma, daha çok satış yapacaktır.
Özellikle gençler, şehirlerde yaşayanlar ve zaman sıkıntısı yaşayanlar, bugün “aynı gün” teslim süresi için ilave ücret ödeyebilir AMA yarın artık “aynı gün” de “standart” yani “zaten olması gereken” olacak ve onlar, bunun için “ücret” ödemek istemeyecek.
Sadece ekran görüntüsüne (varsa yorumlara) göre satın alan ve fiyatını peşin ödeyen müşteriler, bugün artık “ne kadar kısa sürede alabilirim?” diye sorguluyor ve bunu istiyor. E-ticaretten alışveriş yapanlar, artık daha kısa sürede teslim edilen malları tercih ediyor ve tercih edecektir.
Mevcut lojistik uygulamalar, “daha kısa” sürede teslimat yapabilir mi? Örneğin “aynı gün” ve hatta “2 saat içinde teslimat”, mevcut lojistik uygulamalar ile mümkün olabilir mi? Mevcut lojistik uygulamalar ve lojistik yapılanma, teslimat zamanı ile ilgili mevcut endişeleri gidermek, sorunları önlemek, şikayetlerin olmamasını sağlamak ve ayrıca müşterilerin “daha kısa sürede teslimat” isteğine cevap verebilmek için yeterli değildir. E-ticaret satışı yapanlar ve onlara hizmet veren (vermek isteyen) lojistik firmaları, buna cevap verebilmek için farklı, radikal ve teknoloji odaklı çözümler geliştirilmeli ve uygulanmalıdır.
Daha kısa sürede teslimat nasıl olacak?
F1 arabaları veya MotoGP motosikletleri gibi daha “hızlı” araçlar kullanarak mı?
Michael Schumacher veya Toprak Razgatlıoğlu gibi daha “hızlı” şoförleri istihdam ederek mi?
Peki trafik yoğunluğunun çok olduğu ve hatta durma noktasına geldiği şehirlerde “daha hızlı” olmak mümkün mü?
Peki teslimat için “hız” artarsa teslimat için “süre” kısalır mı ya da teslimat için “mesafe” kısalırsa teslimat için “süre” kısalır mı?
İkisi bir arada olabilir mi? Yani daha “kısa” sürede teslimat için hem “hız” artabilir ve hem de “mesafe” kısalabilir mi?
E-ticaret için şimdilik “aynı gün” teslimat, bir yenilik olmaktan çıkıp temel bir beklenti ve zaten olması gereken olunca “2 saatte teslimat” için “ilave” ücret ödenebilir ve 3-5 sene içinde artık bu da “zaten olması gereken” olabilir. Sonrası “15 dakikada teslimat” olur mu? Neden olmasın? Bu, bugünün teknolojisi ile bile mümkün.
Hız hele fazla hız, felakettir ve tehlikedir. Teslimat için “hız” amaçlı altyapı; maliyetlidir, çevreyi kirletir, trafiği arttırır, esnekliği azaltır (mevcut olanı kullanma zorunluluğu), performansı hedefini gerçekleştirmek ve bunu tutarlı hale getirmek zordur …
AMA “hız” olmadan “kısa” sürede teslimat mümkün olursa “hız” için olan olumsuzluklar zaten olmaz. Ayrıca Teslimat için “kısa” süre için “lojistik” süresine bakılmalıdır.
NOT: Müşteri, her zaman “tüketici” olmayıp bazen “tüketici” olabilir.
(*) Daha Kısa Sürede, Çok daha Kısa Sürede

Bir Yorum Yazın