“Yeşilimsi” Mutabakat
Şirketler, iklim değişimiyle mücadelede için ülkelerin “Yeşil Mutabakat” planlarına göre faaliyetlerini, faaliyetleri için olan Tedarik Zincirini (TZ) ve TZ’nin hareketini sağlayan lojistiği, yönetim yaklaşımını ve İnsan Kaynağını (nicelik, nitelik) radikal şekilde değiştirmelidir. Hatta insanlar da buna göre “yaşam şeklini” değiştirmelidir.
İklim değişimiyle mücadelede için özellikle “TZ” ve “Lojistik” kaynaklı Sera Gazı (GHG) salınımının (emisyon) azaltılması, zaruri olup bunun için gerçekten radikal değişiklikler yapılmalıdır.
Tüketim ürünleri şirketlerinin salınımının %80’i, TZ’de oluşurken dünya genelindeki salınımın %45’i, bu ürünler kaynaklı olup GHG salınımı, 2050 yılına kadar %90 azaltılmalıdır (her bir CO2 ton eşdeğeri salınım için olan 135-460 EURO maliyetini müşteriye yansıtabiliyor)
Nihai enerji tüketimi CO2 salınımının %37’sini oluşturan “Binalar ve İnşaatlar” içinde “Ulaştırma” ile ilgili olanların payı, %23’ü olup lojistik (yük) ile ilgili tesislerin (bina, depo, terminal, liman) salınımı, lojistik (yük) kaynaklı salınımın %11-30’dur.
Dünya genelindeki CO2 salınımın %8’i ve “ulaştırma” kaynaklı CO2 salınımının %40’ı, “yük” amaçlı (bunun %62’si kara yolu taşıması) olup eğer mevcut durum devam ederse 2050 yılında “yük” için “ton-km” 2,6 kat ve CO2 salınımı %22 artarak “yük” taşıması kaynaklı salınım, %44’e ve kara yolunun payı ise %67’ye çıkabilir. “İklim- Nötr” için 2050 yılına kadar “ulaştırma” kaynaklı salınım %90 ve “lojistik” kaynaklı salınım %65 azaltılmalıdır.
2050 yılı hedefleri için “taşıma ve lojistik” sektörünün rolü ve performansı, çok önemli olmasına rağmen sektörün sadece %15’i, 2050 yılı için “net sıfır salınım” taahhüdünde bulunuyor.
Şirketler, “1,5 derece ve sıfır salınım” için daha az fosil yakıt tüketen veya elektrik, hidrojen, amonyum, güneş gibi farklı enerji ile çalışan taşıma araçlarını veya “EURO 99” motorlu kamyon kullanmaya; daha fazla demiryolu ve daha fazla demiryolu veya iç su yolu ağırlıklı intermodal taşıma yapmaya; depo çatılarını güneş panelleri ile kaplamaya; depolarda LED ampul kullanmaya ilaveten şirketler, “yük taşıması” ve “lojistik” için “mesafeyi” kısaltacak ve “süreyi” azaltacak ve lojistik ile ilgili tesisleri özellikle depoları da mutlaka hesaba katacak şekilde “taşıma” ve lojistik” süreçlerini iyileştirmeli ve geliştirmeli ve hatta yeni TZ modeli tasarlayarak uygulamalıdır. Bunlar için önerilerimi “Yeşilimsi Olmaması İçin” yazımda okuyabilirsiniz.
Niçin “Yeşilimsi”? “Yeşilimsi”, TDK’de “rengi yeşile benzeyen” olarak tanımlanıyor. Yani “yeşil” değil ama “yeşil” gibi görünen. İşte dünyanın, Avrupa’nın ve Türkiye’nin “yeşil” yaklaşımı, umarım “yeşilimsi” olmaz.
Zira 1,5 dereceyi sağlamak için gerçekten “radikal” değişimler yerine sanki sadece “güneş paneli, LED ampul, demiryolu, intermodal, elektrikli araçlar, EURO 99 motor” ile yetinilecekmiş ve özellikle “iklim ile mücadele” için maliyetler nedeniyle şirketler ve insanlar, isteksiz davranacak (maliyet- faydanın doğru anlatılamaması) diye düşünüyorum. Umarım yanılırım.
Eğer yanılmaz ve maalesef “Yeşil” Mutabakat, “Yeşilimsi” Mutabakat olarak evirilir yani “MIŞ gibi” olursa ise!
2050 yılı hedefleri için “TZ ve lojistik”, çok daha etkili olabilir. Örneğin radikal değişimler yapılabilir ve uygulanabilirse “yük” taşımasının salınımı, 2015 yılına göre %72 azalabilir. Öte yandan eğer radikal değişimler, yapıl( a)maz veya doğru uygulan(a)mazsa TZ ve Lojistik, küresel ısınmayı çok daha kötüleştirebilir.
Saygılarımla, Oruç KAYA
Bu yazı, ilk 11 Kasım 2021 tarihinde https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/yesilimsi-mutabakat/639375 yayınlandı.

Bir Yorum Yazın